İspanya Krallığı Adalet Bakanlığı ile Avrupa Konseyinin ortak olarak düzenlediği, Avrupa Yargı Sisteminde Çocukların Korunması Konferansı, 12-13 Mart 2009 tarihinde Toledo’da gerçekleştirildi.
Geçtiğimiz yıl Kraliçe Sofia’nın konuğu olarak Valencia’da “Medyada Çocuk Haberleri Sempozyumu”na katılmış ve kendisiyle öğle yemeği yemiştim. Bu sempozyumda Avrupalı çocuklara katkım olabildiyse ne mutlu bana. Şimdi Türkiye’de konu ilgili olarak Medya Platform Ağı çalışmalarını sürdürüyor. Çocukların medya ile ihtilafı masaya yatırılıyor. Sevgili dostlar Necdet Neydim ve Sevgi Özkan bu çalışmalarda başı çekiyorlar. Bu Pazar çalışmalara katılamadığım için bu vesile ile kendilerinden özür dilemiş olayım. İspanya Kralı Juan Carlos’un da Konferans davetine teşekkür ettim ancak, katılmam mümkün olmadı. Görevler muhtelif ve yoğun o yüzden bir başka İspanya toplantısına diyelim…
Avrupa Yargı Sisteminde Çocukların Korunması Konferansının ardından Toledo Kararları yayınlandı. Bütün Avrupa artık bu kararlar çerçevesinde önlem alacak ve hareket edecek, raporlama yapacak. Türkiye’de ise adım atmaların planlandığını uzaktan duyuyorum. Çocuklarımız adına hayırlısı… Tabii Toledo Kararlarına gelebilmemiz için bizim daha çok çalışmamız gerekeceği aşikar.
Avrupa Yargı Sisteminde Çocukların Korunması Konferansının teması, çocuğa yönelik şiddet ile mücadelede daha etkin bir yargı sisteminin kullanılması ve yargı sistemi içerisinde çocukların yüksek yararının koşulsuz korunması.
Dünyanın dört bir yanından gelen toplantı katılımcısı uzmanların öncelikle bağlayıcı nitelikteki uluslar arası sözleşmelere dikkat çekerek ulusal çocuk adalet sisteminin eksikliklerinin tamamlanması ve gerekiyorsa yeniden yapılandırılması ile uygulamanın sürekli izlenmesi tavsiyesi mevcut.
Bizim çocuk adalet sistemimiz maalesef daha çok yol almalı şeklinde nitelenebilir. Örneğin, suça sürüklenmiş çocukların ifadelerinin alınmasında yanlarında bir sosyal çalışma görevlisi bulunması mecburiyeti yok. Adalet Bakanlığı’nın ÇOCUK KORUMA KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİĞİNE göre, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı tek başına çocuğun ifadesini alabilir, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, soruşturma çocuk bürosunda görevli olmayan Cumhuriyet savcıları tarafından da yerine getirilebilir, çocuk bürosunun olmadığı yerlerde Cumhuriyet Başsavcıları da bu işi yapabilir.
Eh! tamam diyelim ama öncelikle çocuk bürosunda görev yapan savcıların hizmet-içi eğitimlerinin tamamlanmış olduğundan hareketle, çocukla ilgili uygulamalar açısından uzmanlaşmamış savcıların soruşturma aşamasında yanlarında bir sosyal çalışmacı bulundurmaları şartı yok. Yönetmelik ne diyor, “Suça sürüklenen çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında, çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir.” Bulundurulur değil, BULUNDURULABİLİR.
Bu, neden önemli. Birincisi, çocuğun ifadesinin alınması esnasında tekrar tekrar istismar edilmemesi için, ikincisi ise çocuğun ceza alması durumunda -ki buna yönetmelik “suça sürüklenen çocuk hakkında güvenlik tedbiri alınması” demektedir, tedbir esnasında uygulanacak rehabilitasyon programlarının ölçümlenebilmesi ve çocuğun sosyo-psikolojik durumunun mukayese edilerek izlenebilmesidir.
Çocuğa uygulanan cezadan bahsederken bunun salt bir özgürlük kısıtlanması olmaması, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma süreci olması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Yoksa bilmiyor muyuz. Çok ayıp…
Burada Adalet Bakanlığının, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği ile Sosyal Hizmetlerin aynı kanunun uygulanmasına yönelik Yönetmeliğinin birbiri ile çelişen maddeleri olduğundan ve tüm itirazlarımıza rağmen, geçmişte yeterli sosyal çalışmacı eleman olmadığından bahisle bu çelişkilerin giderilmediği hikayemizi anlatmak çok uzun sürer.
Yaz yaz bitmez ama şunu da eklemeden geçemeyeceğim; yönetmelikte sosyal inceleme raporlarının hangi koşullarda düzenlenmesi gerektiği ve hakkında tedbir alınacak çocukların sosyal hizmet görevlileri tarafından nasıl izleneceğine dair –ki izleme savcının talebiyle gerçekleşebilir, bilgiler mevcuttur ancak, “Raporda çocuğun işlediği fiille ilgili olarak hukuki anlam ve sonuçları kavrayabilme ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı hakkında sonuç değerlendirmesinde bulunmaz” demekle sosyal çalışmacıların anlam ve çocuk yararına önemleri sıfıra indirilmiştir.
Dedim ya Toledo Kararlarına doğru daha çok yol almamız gerekecek. Bahsettiğim sadece tek bir yönetmelik.
Tekrar gelelim Toledo Kararlarına;
Tüm ulusal düzenlemeler uluslar arası sözleşmelere ve diğer yasal enstrümanlara uyumlu hale getirilecek derken bunlarda mutlaka, (1) çocuğun yüksek yararı rehber olacak, (2) çocuklar, ayrımcılıktan, damgalanmaktan ve tekrar tekrar mağdur edilmekten korunacak, (3) çocukların görüşlerinden faydalanılacak ve, (4) her taslak yasanın/yönetmeliğin çocuk üzerindeki etkileri tercihen bağımsız sivil toplum kuruluşları tarafından önceden analiz edilecek.
Ulusal düzenlemelerle çocukların adalete eşit ve kolay erişimleri sağlanacak.
İstismar nedeniyle şikayette bulunan çocuk hemen koruma altına alınacak ve yardım görecek.
Çocuğun hangi koşullarda alıkonacağı ve rehabilitasyonlarında hangi konulara öncelik verileceği Çocuk Hakları Sözleşmesi ile uyumlu olacak.
Ülkeler akılcı bir izleme yöntemi belirleyecekler ve bu yöntem çerçevesinde araştırma sonuçlarına, güvenilir somut verilere başvuracaklar ve, mutlaka çocuk ve gençlerle mülakat yapacaklar.
Bu bağlamda, toplantı katılımcısı uzmanlar mevcut Avrupa Konseyi tarafından kaleme alınan Avrupa Politikaları Rehberini kabul ederek ülkelere kendi ulusal stratejilerini oluştururken bu rehberi kullanmaya davet etti.
Bundan başka, TOLEDO KARARLARI, çocuk dostu bir adalet sistemi yapılandırılması için Avrupa Konseyi uzmanlarına tek bir Avrupa Rehberi hazırlanması için çağrıda bulundu. Bu rehberin yazımı aşamasında dikkat edilmesi gerekenlere dair toplantı katılımcısı uzmanların önerileri de şöyle;
Adalet sistemi içerisinde çocukla ilgili çalışan/çalışacak profesyoneller, özellikle savcılar, psikologlar ve avukatlar bilgilendirilecek, bilinçlendirilecek ve çocukla görüşme teknikleri üzerine uzmanlaşacak,
Oluşturulacak mekanizma multi-disipliner bir yapılanmaya sahip olacak ve disiplinler arası koordinasyon/işbirliği her bir çocuk için ayrı ayrı temin edilecek,
Gerek mağdur gerekse suça sürüklenmiş çocuklar süreç içerisinde mutlaka mevcut durumları, sebepler, sonuçlar, izlenecek prosedürler ve kendi yararları hakkında bilgilendirilecek ve bunun için yanlarında bir rehber süreç içerisinde ve daha sonraki takiplerde yanında bulundurulacak,
Çocuğun yüksek yararını değerlendirirken savcı, rehberlerin önerilerini de içeren çocuğu izleme raporlarına itibar edecek,
Çocuklar süreç boyunca medyanın istismarından korunacak,
Ve, işte beni en çok ilgilendiren, konferansa davet edilmeme sebep olan kısma geldik,
mağdur veya suça itilmiş çocuklar açısından, mümkün olduğunca uzlaşma, arabuluculuk gibi alternatif ihtilaf çözümü yönetimi (dispute resolution) ve onarıcı adalet (restorative justice) enstrümanları kullanılacak.
Avrupa Yargı Sisteminde Çocukların Korunması için TOLEDO KARARLARI özetle böyle.
Tüm ilgililere ve bundan böyle ihtilaf yönetimi uzmanlarına duyurulur.
Yorumlar