Çocukların Cinsel İstismarla İhtilafı

Çocuğun cinsel istismarı ve sömürüsü YASAK. Kanunlarımız var, uluslar arası sözleşmelerimiz, protokollerimiz var… Kısaca YASAK, SUÇ.

Ama vicdan sorunumuz var ya da hastayız.

Yine bir çocuk porno sitesinin ihbarı geldi. Hasta oldum. Erkek çocukların yetişkinlerce tecavüz edildiği, birbirlerini istismar ettiği görüntülerle dolu bir site. Adresi vermeyeceğim, meraklılarına hizmet etmemek adına. Ülkemizde gerçek mağdur çocukların hikayelerini internette yayınlayarak konuya dikkat çekmek (bence sansasyon yaratmak, acıma duygularını sömürmek) isteyen ‘kendinden uzmanlar’ da oldu. Bunun kimseye bir faydası olmayacağı gibi bu gerçek hikayeler dünyada pornoculara malzeme edildi. Pornocular senaryo sıkıntısı çekmediler. O yüzden benden sitenin adresini alamazsınız.

Adresi doğal olarak konuyla ilgili birime ulaştırdım. Hani sürekli çocuk pornosu seyretmekten psikolojileri bozulan siber polislerin çalıştığı emniyet birimine bildirdim. Sitenin yayına çıkış adresi belli değil henüz. Genelde çok kolay bulurum IP adreslerini, kimin üzerine kayıtlı olduğunu, hangi ülkeden yayına çıktığını. Her türlü tedbir alınmış, kayıda rastlayamadım. Siber polisler zorlanacaklar. Site yurdışından yayın yapıyor. Muhtemelen Avusturalya. Uluslar arası protokoller var. Onlar devreye sokulacak ve takip çoktan başlamıştır bile ancak, bunun sonu kolay gelmez.

Gelen ihbarı araştırırken internette iki üç yere tıkladım, ellerim ve kalbim titredi. Kendimi çocuklara karşı suçlu hissettim…
Çocuğa yönelik cinsel istismar ile nasıl baş edeceğimizi kimse bilmiyor. Sübyancılık, ensest eski çağlardan beri gelen iki olgu. Tarihin önemli kısmında kanıksanmış, methedilmiş… Kız çocukların erken yaşta evlendirilmelerine mazeret olarak da kullanılıyor. Göğüsleri büyüdümü tamamdır, farkedilir ve istismardan çocuğun korunması gerekir. Bu nasıl yapılacak, evlendirelim gitsin. Eh peki, çocukla (0-18 yaş arası birey çocuktur) evlenen damat toplum vicdanına göre ne oluyor bu durumda.

Çocukların erken yaşta evlilikleri dünyada cinsel istismar olarak tanımlanıyor. Bizde ise adettir. Resmi kayıtlarda bunun izine rastlayamazsınız çünkü aslında suçtur ve suçun doğası gereği gizlenir. Kayıtta yazmıyorsa da Devlet’in sorunu değildir, münferit olaylardır bunlar. Sanki suçu önlemek emniyet birimlerinin asli görevi değilmiş gibi.

Ama dedim ya, bizde adettir, üst düzey örnekleri vardır; kız çocuklar 12-13 yaşlarına geldiğinde tamamdır.

“Devlet ne yapsın, her çocuğun başına bir polis mi diksin” diyenlerin ise nasıl olup da bu mevkilere gelebildiğini anlamam ise hiç bir zaman mümkün olmamıştır.

Önümüze atılan, bir türlü çiğneyip de yutamadığımız bir diğer lokma da cinsel istismara uğramış çocuğun “az ellenmiş, ruhsal durumu bozulmamıştır” şeklinde uzman yorumlarıdır. İsveç’te çocuğa çapkın çapkın gülümsemek bile cinsel istismar olarak kabul edilmekte.

Erkek çocukların da başı ciddi belada. İllere gidip yerel yönetim ve yerel otorite çalışanlarına durumu aktardığımızda ilimizin adını mı çıkarmaya geldiniz diye dışlanmışlığımız da var. İlin adı, köyün namusu, çocuğun yaşadığı cinsel istismarın örtülmesi için sebeptir. Mağdur açısından da sanki suçlu kendisiymişçesine utanç nedenidir. “Kuyruk sallama” gibi Atasözü niteliği kazanmış vahim durumlar da çocuğu susmaya iter.

Porno ise bambaşka bir alem. Çift taraflı zarar ve ziyanı var çocuklar açısından. Porno çekimin baş rol oyuncusu olarak ve bu yayını seyreden çocuk olarak.

Seks internette salgın halde. Öyle bir internet sitesi düşünün indeksinde şunlar mevcut: Porn Hikayeler; Evli Çiftler; Grup Sex; Lezbiyen Sex; Gay Hikayeleri; Fetiş; Liseli Kızlar; Ensest Hikayeler; Tecavüz; Taciz Hikayeleri.

Tecavüz linkine tıklıyorsunuz burada size tecavüze uğramış birinin ağzından kendisine tecavüzden ne kadar hoşlandığını dinliyorsunuz. Liseli kızlara tıklıyorsunuz lise çağında kız çocukların kendilerinden yaşlı erkeklerle seks yapmaktan ne kadar haz aldıklarını dinliyorsunuz. Ensest linkine tıklamak cesaret istedi, bakamadım. Görüntülerde onlu yaşlardaki kızların ve erkeklerin utangaç olmaya çalıştığı ancak seks ilahesi gibi tavırlar sergilediği mevcut. Aklı selim bu görüntülerden çok rahatsız oluyor ama ya hasta olanlar, dürtü kontrol problemi, aşağılık kompleksi bulunanlar.

Aslında tecavüzcüye ve tacizciye hasta olarak yaklaşmak, işlenen suça sebep aramak, suçu hafifletmek gibi bir durum ancak, gerçekten hasta olmayan bu görüntülerden nasıl zevk alır, bir çocuğa nasıl istek duyar.

Çok düşündüm, çok araştırılmış. Çocuğu cinsel saldırıdan, cinsel sömürüden korumanın yolu ailenin polislik yapması değil. Kaldı ki ensest denen bir olgu da var.

Bu durumda çocuğu bilinçlendirmek çok önemli. Çocuk, “mayo giydiği yerlerine” ellendiğinde bunun kendi suçu olmadığını, sır saklamak (susmak) zorunda olmadığını ve böyle bir durumda nereye ve nasıl bildirimde bulunması gerektiğini öğrenmeli. Ama bu bilgilendirmeye karşı muhalefet de var. Akademisyenlerce hazırlanmış bilgilendirme kitağçığına çocuklara okulda porno kitap dağıtıldı diye şikayette bulunan veliler mi istersiniz, çocuğu korumak kollamak adına kitapçığın dağıtılmasını sağlayan öğretmen ve idarecileri…

Başka türlü çocukların cinsel istismardan korunmasının pek mümkün olmadığını söyleyebilmeliyiz. Değil mi ki; dünyada cinsel suç işleyenlerin hasta oldukları gerekçesiyle hadım (ilaçla) edilmeleri sözkonusudur, küçük yaşta çocuklar evlendirilmektedir ve bu toplum vicdanını sarsmaz, yardım isteyen mağdur çocuklar için her hangi bir devlet destekli rehabilitasyon programı mevcut değildir, mağdurların haberlerde gözleri bantlanır sanki utanç içinde olması gerekenler onlarmış gibi, mağdurlar adli raporlarla rezil edilir, …

Size bir istatistiki bilgi. 2008 yılında Anadolu’nun 10 farklı ilinde 10.000 çocukla (7-18 yaş arası) yaptığımız araştırmanın sonucuna göre; çocukların %1,7’si yani 10.000 çocuktan 170’i cinsel istismarın çocuğa yönelik en kötü ve en yaygın istismar türü olduğunu söylüyor. Yüzdeye vurduğunuzda sayı az gibi görülebilir ancak, memleketin yarısından fazlası çocuk ve genç!

Devlet bari çocuktan alsa haberi…

Çocukların cinsel suçlarla ciddi ihtilafları var.

Yorumlar